Tsai Ming Lian etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tsai Ming Lian etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Misuses of Cinema (about Tsai Ming-liang)

Art and Entertainment
Tsai Ming-liang: "If film is art, then the work should be an artist’s reflections, rather than something catering to the mass public. [..]  Nothing is random, and nothing should be made just for profit. [..] Film is not for entertainment only. [..] Nowadays, the number of films people watch usually exceeds the number of books they read. But what kind of movies do they watch? They are full of commercial fictions screened repetitively on TV, most of which are from Hong Kong [..] For those people, that’s what cinema is meant for: entertainment. For them, art is a far-fetched concept. [..] They announce the death of cinema because the films have no marketing value."

Lisandro Alonso says the same thing. It is sad that the general audience sometimes needs to be reminded that art is not a predigested commodity. But what is even more tragic is that critics who run the forefront specialized film press, also need to be reminded that "entertainment standards" (boredom, climax) cannot be used to judge art films that try to create art without these clutches of theatrical spectacle...

Tsai Ming Lian - Hei Yan Quan


Hei Yan Quan (I don't want to sleep alone), uyurken ağlayanların filmi, farkında olmaksınız ve içten. Omzunda kelebekler kanat çırptığı halde, içten içe hapsolmuşsan, senin filmin. Birbirlerine 'dokunsalar' bile anlayamayan insanların filmi, ve işte acıtan tarafı da, hayatlarındaki belki de en büyük istekleri anlamak, anlatabilmek.

Anlatma isteklerinin, bu güne kadar dinlenmemiş olduklarından dolayı kırılmış bireyleri anlatan bir film. Bu yüzden biraz da suskun, içten içe sitemkar. Bu yüzden sözlerimiz sade ve duygularımızı betimleyen belki de yer yer dışarıdan duyulan bir radyo sesi.

Birbirleriyle etkileşimde olsa bile birbirlerini anlamaya cesaret gösteremeyenlerin filmi çünkü birini anlamak, birini dinlemek, onun sorunlarını paylaşmak demektir. Hiç kimse iki yarayı kaldırabilecek kadar cesur ve belki de güçlü değil. Herkes kendi derdinde, herkesin derdi kendine. Kimse kimsenin yarasına dokunmuyor.

Herkes izole.

Yalnız başına ev inşaa edenlerin filmi. Kendisi için değil, içinde başkaları yaşasın diye çünkü kimsenin kendi 'evini' inşaa etmeye yeterli cesareti yok. Bu hayatta kimse yalnız yatmak istemiyor ama yatağımızı başkasıyla paylaşsak bile, en nihayetine herkes kendi başına.

Bu film, bütün bunların farkındalığındaki insanların hüznünü betimliyor. Yarayı acıtsa bile, dik başlı bir dil ile, hatta cesurca. Birbirimizi anlamak ve hissedebilmek, hatta sevgimize karşılık bulabilmek adına karşımızdakine zarar vermenin anlaşılır olabileceğini anlatan bir film.

Aynı yatak içerisinde, birbirlerine sırtını dönüp de yastığa sarılarak uyumaya alışmış olanların, delice öksürse- nefessiz kalsa bile öpüşmek isteyenlerin filmi.

.. senin filmin.