!f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nin bu sene
beşinci yılına giren keşif bölümü, önceki dört yılda olduğu gibi bu sene
de bir çok ilginç filmi ve yönetmeni İstanbul seyircisi ile buluşturdu.
Açıkçası her sene !f’in programı açıklandığında en merak ettiğim bölüm
keşif bölümü oluyor. Sebebi ise çok basit; yönetmenlerin ilk veya ikinci
filmlerinin gösterildiği bu bölümde karşımıza neler çıkabileceğini
kestirmek çok güç. Bu güçlük, seyirci açısından bir nevi kumara
dönüşüyor ve yönetmenlerin ilk filmleri olduğundan dolayı da filme dair
beklentiler düşük tutuluyor. Sonuçta Keşif bölümünde izlenilen güzel bir
film, seyirci için gerçekten bir keşfe dönüşüyor. Yönetmen kenara not
ediliyor, yıllar boyu yeni filmleri takip ediliyor.
Festivalin merakla beklediğim keşif bölümü filmlerinden akla gelen ilk ikisi Nana ile Masum Cumartesiler’di (V
Subbotu). Erkek egemenliğinden sıyrılmış, kendi bağımsızlıkları ile
boğuşarak ormanın kenarındaki taş evde yaşayan bir anne ve küçük kızının
hikayesi olan Nana, karanlık bir masal gibi
oluşturduğu atmosferi ile, her neslin direnişini, her insanın birey olma
çabasını anlatıyordu. Ancak belki de yönetmenin ilk filmi olmasından
dolayı bir ritim bozukluğuna sahip olduğunu düşünüyorum. Zira altmış
sekiz dakikalık bir işin bana iki saat uzunluğunda gelmesine başka bir
açıklama bulamıyorum. Filmin genelini ve ardından üzerimde bıraktığı
etkisini dolaysız yoldan etkileyen bu ritim sorunu, Nana’nın benim için
hayal kırıklığı haline gelmesine sebep oldu.
if2012 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
if2012 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

