pina baush etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pina baush etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pina Baush - Cafe Müller


Cafe Müller, Pina Baush'un 1978 tarihli kareografisidir. Pina'yı keşfetmem kendisinin ölümünden sonra oldu. Wim Wenders'in Pina adlı filmi olmasa keşfedemezdim.

Bu performans, altını felsefi olarak da doldurabilen bir şiirsellik ile kadın-erkek ilişkisine yoğunlaşıyor. Aramaya, bulmaya, kaybetmemek için direnmeye, kaybetmeye, acı çekmeye, kabullenmeneye, unutmaya ve tekrar bulmaya dair bu döngüyü vücutlar ile tanımlıyor.

Cafe Müller, Pina Baush ölmeden önce, 2006 yıllarında repertuarında kendisinin de sahne aldığı tek gösteriydi. Kendisinin "Dance, dance... Otherwise we are lost." sözünü şimdi daha iyi anlıyorum.

2011: Sinema Hala Ölmemiş

2011 biterken önemli önemsiz tüm sinema dergileri, siteleri, eleştirmenler yıl içerisinde izledikleri en iyi ve en kötü filmleri sıralıyorlar. Bu iş tabii ki Türkiye'de biraz daha farklı işliyor çünkü 2011'in daha bir çok önemli filmini ülkemizde vizyona girmedi. Bir kısmını festivallerden bir kısmını ise internetten bir şekilde izledik ama 2012'deki İstanbul Film Festivali'nin bitimine kadar bu yılın listesini çıkarmak oldukça anlamsız bir düşünce. Ama sonuç olarak dayanamadım ve ben de bu anlamsız düşünceyi harekete çevirdim, ortaya bir liste çıkardım. Filmlerin bazıları 2010, bazıları 2011 yapımı. 2010 yapımı filmleri bu listeye eklemek konusunda haklı bir gerekçem var. 2010 yılında çekilmiş olsalar bile çoğu Türkiye'de (ve hatta bazı filmler için dünyada bile diyebiliriz.) 2011 yılında vizyona girme şansı bulabildiler. Sonuç olarak ben oturup yıl içerisinde izlediğim on küsür adet beğendiğim filmi sıralayabiliyorsam, bu benim için sinemanın can çekişse de daha ölmediğinin kanıtıdır.