Cass, beş kızkardeşinin en küçüğü ve en güzeliydi.Kasabanın en güzel
kızıydı Cass. Yarı Kızılderili. Esnek ve tuhaf bir vücudu vardı,
yılanvari ve şehvetli; gözleri ise vücudu ile son derece uyumlu. Sıvı
halinde akan bir ateşti. Girdiği şekle sığmayan bir ruh.Uzun, parlak,
ipek gibi saçları her hareket ettiğinde sağa sola dalgalanıyordu. Ya çok
neşeliydi ya da hüzünlü. Arası yoktu Cass'ta. Onun için deli diyenler
vardı. İçi ölmüş olanlar. Onlar anlayamazlardı. Erkeklerin umurunda
değildi deli olup olmadığı. Bir seks makinesiydi Cass onların gözünde.
Cass onlarla dans eder, flört eder, ama bir iki istisna dışında iş
yatmaya gelince bir yolunu bulup başından savardı.
charles bukowski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
charles bukowski etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Charles Bukowski - Donuk Adam
En iyi dostlarımdan biri -en azından ben onu dost sayarım- zamanımızın en iyi şairlerinden, şu aralar Londra'da bu hastalıktan mustarip. Yunanlılar bilirlerdi bu hastalığı, insan bu hastalığa herhangi bir yaşta yakalanabilir, ama en tehlikeli yaş kırk sonları, elli gibidir. HAREKETSİZLİK olarak tanımlayabilirim bu hastalığı -eylem eksikliği, umursamazlık ve meraksızlık; Donuk Adam Duruşu olarak adlandırıyorum ben bu hastalığı, DURUŞ sayılmaz aslında ama böyle adlandırırsak elimizdeki cesede biraz daha mizahla yaklaşabiliriz, yoksa afakanlar basacak, herkes bir dönem Donuk Adam Duruşu'na yakalanabilir, belirtileri de şu türden düz ifadelerdir: "canıma tak etti." veya: "her şeyin canı cehenneme." veya: "Broadway'e selamlarımı iletin." ama çabucak toparlanıp iş başı yapar, karılarını dövmeyi sürdürürler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)